Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kadın Ailenin de Sosyal Hayatın da Kilit Taşıdır”

ANKARA / TEKHA

 

“Kadına şiddet insanlığa ihanettir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” programında yaptığı konuşmada, kadına yönelik şiddeti “insanlık suçu” olarak nitelendirdi. Şiddet sebebiyle hayatı kesintiye uğramış, travma yaşamış ve onuru zedelenmiş tüm kadınlara geçmiş olsun dileklerini ileten Erdoğan, şiddet nedeniyle hayatını kaybeden kadınlara da rahmet diledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı ve iki kız babası olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kadına ve çocuğa yönelik şiddetle mücadelede “en ön safta” yer alacağını vurgulayan Erdoğan, “Eşref-i mahlukat olan insana, hele hele kadına ve çocuğa karşı şiddet bir insanlık suçudur, insanlığa ihanettir. Kadına el kaldıranın eli de vicdanı da kararmıştır.” ifadelerini kullandı.

Önce insanı merkeze alan bir devlet anlayışına sahip olduklarını belirten Erdoğan, kadına yönelik şiddete karşı siyasi hayatı boyunca hassasiyet gösterdiğini, “Bundan geri adım atmayacağız.” dedi. Kadınların kendi meselelerine daha fazla sahip çıktıklarını memnuniyetle gözlemlediklerini ifade eden Erdoğan, her türlü şiddetin mağduru olan kadınların itirazlarını yükselttikçe değişimin daha da hızlanacağını söyledi.

Erdoğan, “Sizler bu şekilde sağlam ve dirayetli durdukça biz de sizden aldığımız güç, cesaret ve ilhamla çok daha ileri adımlar atmayı sürdüreceğiz.” diye konuştu.

“Avrupa ülkelerine göre biz çok çok ilerideyiz”

Kadına ve çocuğa yönelik şiddet meselesini istatistikler üzerinden tartışmayı doğru bulmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu konuda başka ülkelere kıyasla geri değil, aksine “Avrupa ülkelerine göre çok çok ileride” olduğunu söyledi.

Erdoğan, “Bize örnek gösterilen Avrupa ülkelerinin yapmadığı, yapamadığı önleyici ve koruyucu düzenlemeleri hayata geçirmiş bir ülkeyiz.” dedi. Son 23 yılda kadınlarla birlikte verilen mücadele sayesinde büyük bir paradigma değişimi gerçekleştirdiklerini vurgulayan Erdoğan, meselenin rakam değil, “candır, insandır” vurgusuyla ele alınması gerektiğini söyledi.

Merhum Neşet Ertaş’ın “Kadınlar insandır, biz insanoğlu” sözünü hatırlatan Erdoğan, tek bir kadının bile şiddete maruz kalmasının “küçük kıyametin habercisi” olduğunu belirtti. Her şiddet vakasının, yarım kalmış hayat hikâyelerine, öksüz kalmış çocuklara ve sönmüş hayallere tekabül ettiğini ifade eden Erdoğan, “Tek bir kayıp bile çoktur, hepimiz adına hüzün vericidir, istatistikler arasında kaybolmasına müsaade edilmeyecek kadar değerlidir.” dedi.

Erdoğan, Türkiye’nin elde ettiği başarılara rağmen, şiddeti sıfırlayamamış olmanın üzüntüsünü her üzücü olayda derinden hissettiklerini kaydetti.

Gazze vurgusu: “Üzüntü ve utanç verici bir çifte standart var”

Dünyada her gün binlerce insanın, özellikle de kadın ve çocukların çeşitli sebeplerle fiziki ya da psikolojik şiddete uğradığını belirten Erdoğan, Avrupa’da her yıl 2 bin 300 kadının eşi veya eski eşi tarafından öldürüldüğüne dikkat çekti. Çatışma ve savaşların en ağır yükünü de yine kadın ve çocukların taşıdığını söyledi.

İsrail’in son iki yılda Gazze’de katlettiği çocukların sayısının 20 binin üzerinde olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze soykırımında şehit olan 70 bin Filistinlinin üçte ikisini maalesef kadın ve çocuklar oluşturuyor.” dedi. Bu rakamların vicdan sahibi herkes için sarsıcı olduğunu belirtirken, Gazze’de yaşananlara karşı gösterilen tepkinin yetersizliğini “üzüntü ve utanç verici bir çifte standart” olarak nitelendirdi.

“Gazzeli kadınlara yönelik barbarlık hak ettiği tepkiyi görmedi.” diyen Erdoğan, failin ve mağdurun kimliğinin tepkilerin dozunu belirlediğini, İsrail üzerinde işlediği cinayetlerle orantılı bir baskı kurulmadığını söyledi. Tepkilerin mağdur ve failin kimliğine göre ayarlanmasının, suçu işleyenler kadar zulme ortak olmak anlamına geldiğini vurguladı.

Kadına ve çocuğa yönelik şiddeti belirli ülkelere, toplumlara veya bölgelere atfeden yaklaşımların çözüm değil, sorunu kronikleştirdiğini belirten Erdoğan, aynı çevrelerin Gazzeli kadınları görmezden geldikleri gibi, popüler kültür, kapitalist sistem ve moda sektörü tarafından mağdur edilen, metalaştırılan kadınları da görmediklerini ifade etti.

Erdoğan, “Kadınların can, mal ve onuruna yönelik her saldırı, amasız fakatsız karşı durulması gereken insanlık dışı bir eylemdir.” diyerek, kadına şiddet gibi özünde insani bir meselenin ideolojik kavgalara malzeme yapılmasına karşı çıktıklarını söyledi. Gazze’de yaşananların, bu konuda küresel ölçekte bir öz eleştiriye vesile olmasını diledi.

Türkiye’nin hem ülkede hem dünyada kalıpları zorlamaya, ezberleri bozmaya devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, “Zalimin de mazlumun da kimliğine bakmadan hakkı savunacak, hakikatleri her platformda gür bir sedayla haykıracağız.” dedi. Gazze’nin “direniş abidesi” kadınlarını saygıyla selamladığını belirterek, şehitleri rahmetle andı.

“Eğer kadın huzurluysa o ailede huzur vardır”

Toplumun temeli olan ailenin ve sosyal hayatın “kilit taşı”nın kadın olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer kadın huzurluysa o ailede huzur vardır.” dedi. Kadına yönelik şiddetin her şeyden önce aileye, ailenin huzuruna, mutluluğuna ve geleceğine vurulmuş “menfur bir darbe” olduğunu vurguladı.

Türkiye’de ailenin mahrem bir yapı olarak görüldüğünü hatırlatan Erdoğan, 2025 yılını “Aile Yılı” ilan ettiklerini anımsattı. “Bir evin giriş veya bahçe kapısından ötesi kişinin mahremi olarak görülür. Ama zulüm varsa, haksızlık varsa, kadına ve çocuğa yönelik şiddet söz konusuysa artık aile mahremiyetinden söz edilemez.” ifadelerini kullandı.

Şiddetin yalnızca kişiyle sınırlı kalmadığını, toplumun tamamını etkileyen bir sorun olduğunu dile getiren Erdoğan, müdahale edilmeyen her şiddet olayının toplumda “mayalanarak büyüdüğünü” ve başka insanlara da sirayet ettiğini söyledi. Özellikle çocukların şiddetten daha fazla etkilendiğini, küçük yaşlardan itibaren şiddete tanık olan veya maruz kalan çocukların ileride sorunlarını şiddetle çözmeye eğilimli hale geldiğini belirtti.

Bu tür sorunların önlenmesinin yolunun, sevgi, saygı, hoşgörü ve dayanışmanın sembolü olan aile kurumuna sahip çıkmaktan geçtiğini ifade eden Erdoğan, aileyi başta çocuklar olmak üzere bütün bireylerin huzur bulduğu güvenli bir çatı haline getirmenin önemine işaret etti.

Kadın–erkek rol paylaşımı ve babalara çağrı

Şehirleşme, hayat pahalılığı ve modern yaşamın getirdiği zorluklarla birlikte ailelerin omuzlarındaki yükün arttığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yükün adaletli bir şekilde taşınabilmesi için kadın ve erkek arasındaki rol dağılımının dengeli olması gerektiğini belirtti.

Kadınların çalışma hayatında daha fazla yer aldığı günümüzde, eski alışkanlık ve davranış kalıplarının aynen sürmesinin beklenemeyeceğini ifade eden Erdoğan, bilhassa çocukların eğitimi ve yetiştirilmesinde babalara da önemli sorumluluklar düştüğünü söyledi.

Dijital dünyanın getirdiği tehditlere dikkat çeken Erdoğan, “Çocuklara kol kanat germek sadece annelerin değil babaların da birincil görevidir.” dedi. Geçen hafta yaptığı çağrıyı tekrarladığını belirterek, evlat sahibi tüm babalara şu çağrıda bulundu:

“Hayatı paylaştığımız eşlerimize daha fazla destek olmamız gerekiyor. Eşlerine daha fazla yardımcı olmalarını, çocuklarının eğitimi ve yetiştirilmesi noktasında daha fazla yük almalarını, ellerini taşın altına daha fazla koymalarını istirham ediyorum.”

Kadınların iş gücüne katılımı ve temsil oranları arttı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 23 yılda kadına yönelik şiddetle mücadele ve kadınların haklarının güçlendirilmesi konusunda önemli mesafe katettiğini belirtti. “Sıfır tolerans” ilkesiyle kadına ve çocuğa yönelik şiddetle etkin mücadele yürüttüklerini ifade eden Erdoğan, iş hayatından siyasete, akademiden bürokrasiye her alanda kadınları güçlendirmeye çalıştıklarını söyledi.

Bu dönemde kadın istihdam oranının yüzde 25,3’ten yüzde 31,8’e yükseldiğini hatırlatan Erdoğan, 2002 Genel Seçimlerinde 24 olan kadın milletvekili sayısının 2023 Mayıs seçimlerinde 119’a çıktığını, kadın temsil oranının da yüzde 4,4’ten yüzde 19,83’e yükseldiğini aktardı. Kadın kamu çalışanlarının oranının da 2024 itibarıyla yüzde 43,46’ya ulaştığını vurgulayan Erdoğan, bu başarıların altında imzası olan tüm kadınları tebrik etti.

2005’te Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle kadına yönelik şiddetin engellenmesinde kritik bir eşik aşıldığını belirten Erdoğan, 2012’de 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un yürürlüğe girdiğini, aynı yıl nüfusu 100 bini geçen belediyelere konukevi açma zorunluluğu getirildiğini hatırlattı.

2014’te Ceza Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle cinsel suçlara yönelik cezaların artırıldığını, 2020’de 6284 sayılı Kanun kapsamında ihtisas mahkemelerinin kurulduğunu söyleyen Erdoğan, 2021 ve 2022’de kadına karşı işlenen suçların cezalarının artırılması suretiyle caydırıcılığın güçlendirildiğini ifade etti. 2023’te yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle de bu konudaki kararlılık ve hassasiyetin yeniden vurgulandığını dile getirdi.

Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin (ŞÖNİM) sayısının 86’ya çıkarıldığını belirten Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı 112 kadın konukeviyle 81 ilde hizmet verildiğini, sayısı 432’ye ulaşan Sosyal Hizmet Merkezi Şiddetle Mücadele İrtibat Noktalarıyla koruyucu ve önleyici hizmetlerin daha ulaşılabilir hale geldiğini söyledi.

“Alo 183” hattıyla herhangi bir şiddet riskiyle karşılaşan kadınların 7 gün 24 saat destek alabildiğini vurgulayan Erdoğan, Kadın Destek Uygulaması’nın (KADES) da kadınların hizmetinde olduğunu belirtti. Şiddet ortaya çıkmadan önlenebilmesi için 6,8 milyon kişiye eğitim verildiğini aktaran Erdoğan, bu çalışmaların kadınların güvenli geleceğine güçlü katkı sağlayacağını ifade etti.

5. Ulusal Eylem Planı yürürlüğe girdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2007’den bu yana aralıksız uyguladıkları kadına yönelik şiddetle mücadele ulusal eylem planlarında 4 dönemi geride bıraktıklarını, 5. Ulusal Eylem Planı’nı ise aynı gün yayımlanan genelgeyle yürürlüğe koyduklarını açıkladı.

2026–2030 dönemini kapsayan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 5. Ulusal Eylem Planı”nın 5 hedef, 15 strateji ve 130 faaliyetten oluştuğunu belirten Erdoğan, planın kadınlar başta olmak üzere tüm toplum için hayırlı olmasını diledi.

Erdoğan, planın hedeflerini şu başlıklar altında özetledi:

  • Toplumun tüm kesimlerinde “saygı kültürünü” bir davranış biçimi haline getirmek, şiddetsiz bir toplum için delile dayalı ve çok sektörlü politikalar geliştirmek, farkındalık artırıcı toplum temelli müdahaleler yürütmek, güvenli kamusal, sosyal ve dijital alanları yaygınlaştırmak.
  • Etkin hukuki koruma ve adalete erişim kapsamında, koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkinliğini artırmak, ceza adaleti sistemini güçlendirmek.
  • Risk odaklı ve uzmanlaşmış hizmetlerin sunulması için erken uyarı ve müdahale sistemlerini geliştirmek.
  • Şiddet mağduru kadınlar ve çocukları için psikolojik, sosyal ve ekonomik desteklerle çok boyutlu ve sürdürülebilir bir güçlenme ekosistemi inşa etmek.
  • Şiddet uygulayanlara yönelik davranışsal dönüşümü sağlamak ve toplumsal katılımı güçlendirmek.

“Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 5. Ulusal Eylem Planı’nın tüm boyutlarıyla etkin bir şekilde uygulanmasını temenni ediyorum.” diyen Erdoğan, sözlerini, “Bir kez daha, ‘kadına şiddet insanlığa ihanettir’ diyorum.” ifadeleriyle tamamladı.

Programda Gazze temalı tablo ve Filistin nakışı hediyesi

Programda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinli kadın ressam Yasemin Esad Muhaysin tarafından hazırlanan “Hayatta Kalanların Gözyaşları” adlı tablonun replikasını Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim etti. Ressam Muhaysin’in gönderdiği video mesaj da salonda izletildi. Muhaysin mesajında, Gazze’nin ve çektiği acıların sesi olan herkese, özellikle de Gazze halkının yanında duran Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerini iletti.

Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a ise geleneksel Filistin nakışı “tatreez” ile işlenmiş bir hediye sundu.

“Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 5. Ulusal Eylem Planı”nın tanıtım filminin de gösterildiği programa, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve Gazzeli kadınlar da katıldı.

 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu